Anasayfa / Köşe Yazıları / Garson Olmak

Garson Olmak

İngiltere`ye ilk geldiğim de İngilizce bilmediğim için tekstil alanında çalıştım.   İngilizce öğrenirken garson olarak Pizza Hut, McDonald’s derken Royal Festival Hall de çalıştım. Universite bitince yasal danışman, ilk okulda eğitmen, serbest meslek, Polis memuru oldum ve aynı zamanda Amway bayiliği kurdum. Garson olmak öğrenciler için ideal bir iş. Eskiden daha iyi para kazanılırdı ama en azından okul ve iş birlikte götürmek için ideal gençler için.

Benim eleştirmek istediğim bir nokta var. 10 sene ailesinin de desteğini alıp aynı zaman da garson olarak çalışan bir arkadaşım vardı. Universite bitirmiş, master yapmış ikinci master da yapmış ve hala Pizza Hut da çalışan bir arkadaştı. Bu kadar bilgin var, neden

Mete Metin

Mete Metin

mesleğini yapmıyorsun dediğimde ilginç bir konuşma oldu aramızda. Alışmak çok kötü. Tutsak olarak Amerikaya götürülen siyahların bazılarının bu durumu benimsemesi ve köle olmayı kabul etmesi gibi bir durum uç bir örnek verirsek. Bazı köleler hep tutsak kaldı. Vücut zincirli ama beyinleri özgürdü. Kimi kırbaçlandı kimi asıldı ama hep özgür olarak yaşadılar ve özgür öldüler. Köle olarak değil.

Başka bir arkadaş 19 senedir garson. Başka bir arkadaş 40 yaşını geçti hala garson. Bir başka arkadaş garsonluk yaparak evini aldı. Bir başka garson ilk okul 3 den terk ama gitti kendi restoranını açtı. Adını Sofra koydu. Şimdi yüzlerce universite mezunu restoranlarında garson olarak çalışıyor.

Garsonluğu kabul edip yıllarca bu işte kalmayı çok iyi anlıyorum. İnsanların hepsi girişimci değil. Hepsi girişimci olsa kimse çöpleri temizlemezdi yada garson olmazdı. Bazı insanlar potansiyellerini kullanmak yerine kolayı seçiyor. Gemileri zımparalayan bir adam (Burke Hedges) bir gün oturup birasını içip maç seyredecektim ama bir kitap buldum sonra hayatım değişti çok başarılı oldum ve sonra kitap yazmaya başladım dedi. Eskiden senede 19 bin dolar kazanıyordum ama şimdi bir günde o kadar kazanıyordum ve bir gün yolum eski çalıştığım fabrikaya düştü. Gittiğimde eski arkadaşları gördüm. Bana ne yaptığım sordular. Milyoner olduğumu kişisel gelişim kitapları yazmaya başladığım söyledim ve hatta arabadan bir kaç kitap alıp arkadaşlarıma hediye etmek istediğimi söyledim ama arabaya doğru yöneldiğimde arkadaşım bana kitabı boşver bize bira getirsen daha iyi dedi.

Yani anlıyormusunuz adamlar zımpara işine uygun yapıda işçi kafalı insanlar. Aralarından bir milyoner çıkmış ve yardım etmek istiyor ama adam bira istiyor. Bu kafada çevremde çok insan var. Bu insanlar hayatı hep dışından seyreder, başkalarının hayatına imrenir ve ama onların o seviyeye gelmek için yaptıklarını yapmak istemez . Milyoner olmak ister ve bunun bir tek loto oynamla olacağına inanır ama loto için bilet bile almayacak kadar tembel insanlar çok malesef. Başarı sadece milyoner olmak değildir. Mesela 20 sene okudun. Bilim adamı ol bir icat yap bu da başarıdır. Öğretmen ol başka çocukların önünü aç bu da başarıdır. Ama 20 sene okuyup garson kalmak değil malesef.

Ben insanı bozuk bir keman olarak görüyorum. Bir açık arttırmada sıra eski tozlu bir kemana gelir. 100 dolar istenir veren olmaz 75, 50 derken 1 dolar ister. Herkes gülerken yaşlı bir adam izinle kemanı alıp ayarını yaptıktan sonra çalmaya başlar. Müzik bittiğinde 5000 dolara satılır. Eğer sıradan bir garsonun ayarlarıyla oynarsanız milyon lira değerinde bir insan yapabilirsiniz. Nasıl mı. Bakın Çanakkale savaşın da ki kahramanlık örmeklerine. En son geçen senelerde bir askerin bacakları koptu ama bulunduğu yeri bırakmak istemedi ve diğer bombayı etkisiz hale getirmek için arkadaşlarına yardım etti. Yani bacakları kolları kopan bir asker belkide eskiden bir köylü, işsiz yada garson bir genç ti ama ne bacak gitmiş ne de kol umursamadan tek parmağıyla savaşa devam ediyor. Yine uç bir örnek oldu ama sıradan bir insan inandığında ve kafaya koyduğunda sıradışı şeyler yapabiliryor.

Yada 20 sene garson olarak kalabiliyor. İşte bu ayarı yapacak hayat koçları var kitaplar var ama insanın içinde yoksa hayat acımasız bir şekilde hızlı geçip gidiyor ve kimse bu garsonları hatırlamıyor. Umarım sizde hayatı yeterince izlemişsinizdir. Bir gün sizi de yaşarken görmek dileğiyle.

Benim mesleğim özü itibarıyla insanların ayarlarıyla oynayıp motive etmek ve hayallerine ulaşmasına yardımcı olmak. Çevremde yıllarca potansiyelini boşa harcayan insanlar var. Bu yazı sizin için. Üzerinize alın…